Yalnıızlığa Serenat 1 Takipçi | 14 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (7)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (1)

tarihtenn...

2013-01-14 15:44:00
tarihtenn... |  görsel 1

  Hepimiz “Hazefan” ailesinden yalnızca Hazerfan Ahmet Çelebi’ yi biliyoruz. Kimsenin onun kardeşlerinden haberi bulunmamakta. Hazerfan kelime anlamıyla çok bilen, elinden her iş gelen demektir. Ve bildiğimiz üzere Türk bilginidir ve Galata Kulesi’ nden Üsküdar’ a yaklaşık 3,5 km hatta Asya ile Avrupa kıta’ları arasında yapay kanatlarla ilk defa uçma deneyimini başaran adamdır. Devrin teknoloji şartlarını düşünürsek gerçekten büyük bir deneyim. Ancak Hazerfan Ahmet çelebiyi anarken, onun yanında unuttuklarımız da bulunmakta: Hazerfan Mehmet Çelebi. Hazerfan Mehmet Çelebi, yağmurda, suda sönmeyen mum icat ederek gökyüzüne nakış isleyen bir bilim adamı. Hatta filan padişahın devrinde iki minare arasına (şimdiki mahya ışıkları dediğimiz şekilde) padişahın tahtını resmetmiş, hem de 200.000’ den fazla icat ettiği sönmeyen mumu kullanarak. Bir de bunların üçüncü bir kardeşi bulunmakta: Lagari Hasan Çelebi… “Lagari” kelime anlamıyla zayıf, küçük.. demek. Kendi icat ettiği bir füzenin içine girerek uçmayı başaran bir mücit. Yıllar sonra Discovery Channel gibi TV programlarında Lagari Hasan Çelebi’ yi anarak onun icadını denemek istiyorlar. Füzenin içine yerleştirdikleri manken, ateşleme sırasında patlıyor ki kendisi bu uçuştan sonra güvenli bir iniş yapmayı başarıyor. Ancak daha sonra suikastçiler bu icatla birlikte saraya gidip, padişahın canına kasteder düşüncesiyle icadı yok ediyorlar ve bir mucidin çöküşüne tarih sahne olmuş oluyor. Her şey çok güzel, iyi, hoş ama bunun gibi hüsranla sonuçlanan daha birçok icat vardı bildiğimiz veya bilemediğimiz…... Devamı

Öfkelenince neden bağırırız?

2013-01-12 23:58:00

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.” “Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.” Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.... Devamı

Aşk :D

2012-12-14 02:35:00

Her seferinde yine sana çıkan sokakların arasında kaybolup duruyorum. Neden vazgeçemiyoruz birbirimizden bir türlü, bilmiyorum. Aşk da bu kadar acıyı kaldırabiliyormuş meğer, ben en çok ona şaşıyorum. Devamı

İşte ben buyum..

2012-11-04 02:24:00

  Düşlediğim kadar insanım, İnsan olduğum kadar hatalı, Hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde… İşte ben buyum! Kelimeler bazı şeyleri anlatır. Ama her şeyi yaşatmaz. Bazen ben bile yabancı olurken kendime, Sana nasıl anlatırım ki beni? Neşeliyim diyeceğim,belki suratsızlığıma denk geleceksin… Espriliyim diyeceğim,belki ağlamalarıma denk düşeceksin… Özgürüm diyeceğim,belki tutsaklımlarımda yakalayacaksın beni… Kendimi anlatıp da bir kalıba sığdırmak istemem düşüncelerimdeki beni. Bazıları için herhangi biri.. Bazıları için vazgeçilmez biri.. Düşlediğim kadar insanım, İnsan olduğum kadar hatalı, Hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde. İşte Ben Buyum Devamı

arkadaşlıklar

2012-10-30 16:08:00

Arkadaş, insan arkadaşlarını unutur mu ya :DD ben hiç hatırlamıyorum. ilkokuluma daiir anılar teker teker silinmeye başladı .... aslında böylesi kötü ama ilkokul deyince sank, kötü şeyler canlanıyor hayalimde ama o zamaandan bu zamana gelebildiysem elbette kötü olmamalı diye düşünüyorum ama bi yerde fikirlerim de farklı... Devamı